Sanatın Yetenek Keşfindeki Rolü

Günümüz çağı... Gelecek nesil... Teknolojinin ilerlemesine hayatımızdaki Fütürist dalgalar... Fütürist bir toplumda sanatın yeri ve rolü... Hayatımız ve çocuklarımızın hayatları... Okulların önemi... Disiplinler arası eğitim... Dersler, sınavlar ve bu hızda büyüyen çocuklarımızın ruhani durumları... Görsel sanatlar dersinin yeri ve önemi...

Eylül – Ekim ayı itibariyle iyi dersler okullarında sanattaki ilk adımlarımız tabi ki desen eğitimiyle başladı. Peki, bu desen eğitimi nedir? Çocuklarımıza katkısı nedir? Diye içinizden geçirenleriniz olmuştur elbet.

İyi dersler okulları görsel sanatlar dersimizde ilk haftalarda önceliğimiz tabi ki öğrencilerimizi tanımak oldu ve görsel sanatlar dersine karşı tutumları, önyargıları kırmak, öğrencilerimizi rahatlatmak, bunu yaparken gerçek çizgi karakterlerini ve onları görmekti.

Sınavlar ülkesi olan memleketimizde aile endişeleri içinde at yarısında gibi koşturulan öğrencilerimin rahatlamaları içi e iyi bildiğim yolla onlara yardımcı olmak istedim yani resim yapıp yaptırarak. Çünkü insanoğlu yüzyıllardır öyle ya da böyle resim yapar, kendini ifade eder, anlatamadıklarını resim yoluyla dışa vurur. Bunu her birey farkında olsun veya olmasın hayatinin bir döneminde mutlaka yapar. Resmin temelinde de desen eğitimi vardır. Desen yüzyıllardır kendi başına sanat eseri olma özelliğini gösteren ve bunu koruyan bir alandır. Desenin ana karakterleri olan çizgi kalınlığı, inceliği, kesik, kırık, uzun, kısa oluşu ve farklı yönlerden bulunma biçimi ile etkili bir anlatım aracıdır. Çizginin gücü ile ortaya koyacakları desen çalışmaları ile sanat öğrencilerin bilinçli bir şekilde gördüklerini herhangi bir yüzey üzerine aktarabilen, duygu ve düşüncelerini de bu yolla ifade edebilmektedir. Desen zihinsel bir süreç gerektirdiği gibi aynı zamanda ruhsal bir etkinliktir.

Desen eğitimi ile öncelikle alana dair araç ve gereçleri kullanma becerisi kazanan öğrenci özgür ve özgün denemeler gerçekleştirir. Karşısındaki figürü/objeyi algılayarak zihninde bilgiler oluşturur. Kendisinin rahatlıkla tanımlayabildiği obje ya da figüre ait bilgileri çizgisi ile yorumlayabilir.

Böylece kendini ifade edebilme yolları hem resim çizerek olur hemen kendini ifade edebilme gücü de artar. Yani zihin sürekli karşısında gördüklerinin oran orantısını alırken farkında olmadan da bir şeyi tanımlama ve sorgulama kapasitesi artar. Problem çözme yetişirim gelişir, Akran ilişkileri daha tutarlı olur. Böylece akran eğitimi de gerçekleşmiş olur. Bu da sosyal ilişkilerinde daha başarılı olmasına yol açar.

Eğlenerek sadece desen çizdiğini düşünen öğrenci birey aslında resim yaparken Matematik dersine resimde ölçü alma , oran – orantı ) , Fen Bilimleri (figür çalışmasıyla anatomi), Türkçe (sosyal iletişim dilinin gelişimi ), Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi(atölye içerisinde saygı, sevgi, hoşgörü), Müzik (ders içerisinde müzik dinleyebilmek).... vb. derslerine de göz kırpmış olur.