Bilim Fen Ve Teknoloji Okuryazarlığı

Fen okuryazarlığı terimi ilk kez 1958’lerde kullanılmaya başlanmıştır. Rusya’nın Sputnik-1’i uzaya fırlatmasının ardından tüm ülkeler bilimsel bilginin stratejik rolünün farkına varmışlar ve bilimsel yarışta geri kalmamak için bilime gerekli desteği sağlamışlardır. Daha sonraki yıllarda fen okuryazarlığı fen eğitiminin ortak vizyonu haline gelmiş; ABD, İngiltere ve Kanada gibi ülkelerin eğitim programlarında önemli bir yer kaplamaya başlamıştır. Ülkemizde ise bu süreç 1997 yılında üniversite ders programlarının değiştirilmesi ile başlamış ve 2004 yılındaki ilköğretim programları değişikliği ile devam etmiştir.

Geçmişten günümüze yapılan birçok keşif ve buluş bilim ve teknolojide büyük değişikliklere ve gelişmelere olanak sağlamıştır. Özellikle 1900’lü yılların başından itibaren maddenin gözle görülen makro yapısından kuantum anlayışlı mikro (atom ve atom altı parçacıklar) boyuttaki yapısına hızla geçilmiştir.

Bunun sonucunda; robotik teknolojisi, mucizevi elektronik aletler, bilgisayarla üç boyutlu görüntüleme, akıllı cihazlar, biyoteknoloji, moleküler mühendislik, genetik mühendisliği ve nükleer enerji gibi teknolojiler doğmuştur.

Üretilen bilgi arttıkça ona dayalı teknolojiler de hızla artmıştır. Oysa toplum, bilim ve teknolojinin nimetlerinden yararlanırken, bilim ve teknoloji toplum için yeni sorunlar ya da birtakım zorunluluklar da getirmektedir. Bunlardan bazıları; sağlık, enerji, doğal kaynakların tükenmesi, çevre sorunları gibi çeşitlilik göstermektedir. Bu sorunların çözümü ve hızlı değişen dünyaya uyumun sağlanabilmesi, bireylerin fen bilimlerine ve teknoloji kullanma becerisine sahip olmaları ile mümkündür. Bunu sağlayabilmenin yolu da fen bilimleri okuryazarı bireyler yetiştirmekten geçer.

Fen ve teknoloji okuryazarlığı toplumdaki tüm vatandaşların en temel düzeyde bazı bilimsel kavramları, olguları anlayabilmesi, açıklayabilmesi ve teknolojik gelişmeleri izleyip yaşamında kullanabilme becerisine sahip olabilmesidir.

Fen bilimleri okur-yazarı bireyler problem çözerken ve karar verirken bilimsel süreç becerilerini kullanır, toplum ve çevre etkileşimlerini anlar ve yorumlar. Amaçladığı şeyler toplumun her ferdi için gerekli olan elzem bilgilerdir. Bilimin ve bilimsel bilginin doğasını algılar; temel fen kavram, ilke, yasa ve kuramlarını uygun biçimlerde kullanır.

Böylece fen okuryazarı bireyler bilgiye ulaşmada ve kullanmada, problemleri çözmede, fen ve teknoloji ile ilgili sorunlar hakkında olası riskleri, yararları ve eldeki seçenekleri dikkate alarak karar vermede ve yeni bilgi üretmede daha etkin olabilmektedir. Sözü edilen fen ve teknoloji okuryazarı bireylerin sahip olmaları gereken temel özellikler kısaca şöyle sıralanabilir;

*Modern bilimin doğasını, bilimsel açıklamanın doğasını, bilimin olasılık ve sınırlarını anlar.

*Teknolojinin doğasını, sorunlar karşısında geliştirilen teknolojik çözümlerin doğasını anlar.

*Fen ve teknolojinin içinde geliştikleri kültürün ürünleri olduğunu anlar.

*Fen ve teknolojinin etkilerinin ve rolünün kültürlere göre değişiklik gösterdiğini anlar.

*Fen ve teknoloji okuryazarı bireyler çeşitli konularda verdikleri kararları bilimsel ve teknolojik bilgi ve süreçlere dayandırır.

 

Kaynakça:

- www.mühendisbeyinler.net (Avcı Berkan, Temmuz 2014)

-  Demirbaş Murat, Taşdemir Adem “öğrencilerin fen okuryazar birey nitelenmesinde görsel ve yazılı değişkenlerin etkileri” (yayınlanmış araştırma sonuçları, Kırıkkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi), s.1291.

 

-    İnceler Yasin “öğretmenlik mesleği genel yeterlilik taslağının incelenmesi’’ Kastamonu Eğitim Dergisi. Cilt no15, sayı no1 (Mart 2007), s. 185-198.

 

-      Dindar Halil, Yangın Selami “ilköğretim fen ve teknoloji dersi ilköğretim programına geçiş sürecinde öğretmenlerin bakış açılarının değerlendirilmesi” (yayınlanmış araştırma sonuçları, gazi üniversitesi, Siirt Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, 2007) s. 186,189.